Mesane Kanseri
Mesane kanseri, mesane adı verilen organın hücrelerinde anormal büyümelerin oluştuğu kanser türüdür. Mesane, idrarın depolandığı bir organdır ve idrar yolunun bir parçasıdır.
Mesane kanserinin belirtileri arasında idrarda kan görülmesi, sık sık idrara çıkma hissi, idrar yaparken yanma veya acıma, idrar akışının zayıflaması, sık sık idrara çıkma ihtiyacı hissi gibi belirtiler yer alabilir.
Mesane kanseri, genellikle çevresel faktörlerin neden olduğu bir hastalıktır. Sigara içmek, kimyasal maddelere maruz kalmak, kronik idrar yolu enfeksiyonları, inflamatuvar bağırsak hastalığı ve radyasyona maruz kalma gibi çevresel faktörler mesane kanseri riskini artırabilir. Ancak mesane kanseri aynı zamanda genetik faktörlere de bağlı olabilir.
Tedavi yöntemleri arasında cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi gibi yöntemler yer alabilir. Tedavi seçenekleri, kanserin evresine, türüne ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir. Erken teşhis edildiğinde mesane kanseri tedavi edilebilir ve prognozu genellikle iyidir.
Mesane ne demek?
Mesane, idrarın geçici olarak depolandığı, idrar yolu sistemi organlarından biridir. Mesane, idrar üretilmesi ile birlikte idrarın birikmesi için genişleyebilen bir kaslı torba şeklindedir. İdrarın boşaltılması sırasında mesane kasları kasılır ve idrar, idrar kanalına doğru atılır.
Mesane kanserinin belirtileri nelerdir?
Mesane kanseri erken aşamalarda genellikle herhangi bir belirti veya semptom göstermez ve sıklıkla rutin bir sağlık taraması veya idrar yolu enfeksiyonu sırasında tesadüfen teşhis edilir. Ancak, mesane kanseri ilerlediğinde aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir:
- Sık idrara çıkma veya idrar yapma hissi
- İdrar yaparken yanma veya ağrı hissi
- İdrarda kan görülmesi veya kanlı idrar
- İdrar yolu enfeksiyonu semptomları (idrar yaparken yanma, sıkışma, acı hissi, idrarda bulanıklık)
- İdrar kesesi bölgesinde ağrı veya baskı hissi
- İdrarın kesilmesi veya idrar yaparken zorlanma
- İdrar miktarının azalması veya zor idrar yapma
- İdrarın renginde değişiklikler (örneğin, koyu sarı veya turuncu renk)
- İştah kaybı, kilo kaybı, halsizlik veya yorgunluk
Bu belirtiler her zaman mesane kanseri ile ilişkili olmayabilir, ancak herhangi biri veya birkaçı varsa, bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir.
Mesane kanseri idrarda belli olur mu?
Evet, mesane kanseri idrarda belli olabilir. İdrarda kan görülmesi (hematüri) mesane kanserinin en sık görülen belirtisidir ve genellikle idrarın başlangıcında veya sonunda görülür. Kan idrarda gözle görülür şekilde veya mikroskopik olarak tespit edilebilir. Ancak, kanlı idrar sadece mesane kanseri ile ilişkili değildir ve farklı nedenleri olabilir. Bu nedenle, idrarda kan görülmesi durumunda bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir ve gerekli tetkiklerin yapılması gereklidir. Mesane kanseri genellikle idrar yolu sistemi görüntüleme testleri (örneğin, sistoskopi, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi) ile teşhis edilir.
Mesane kanserinde idrar rengi nasıl olur?
Mesane kanseri genellikle idrarda kan görülmesine neden olur. Bu nedenle, mesane kanseri olan kişilerde idrarın rengi kırmızı, pembemsi, kahverengi veya pas rengi gibi kan rengine yakın olabilir. Ancak, her zaman böyle olmayabilir ve bazı mesane kanseri türleri kanama yapmadan da ilerleyebilir. Bu nedenle, idrardaki herhangi bir değişiklik, özellikle kan görülmesi veya normal olmayan bir renk fark edildiğinde bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir.
Mesane kanseri risk faktörleri nelerdir?
Mesane kanserinin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı faktörler mesane kanseri riskini artırabilir. Mesane kanseri risk faktörleri şunlardır:
- Sigara içmek: Sigara içmek mesane kanseri riskini artırır. Sigarayı bırakmak, mesane kanseri riskini azaltır.
- Yaş: Yaşın ilerlemesi mesane kanseri riskini artırır. Mesane kanseri genellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür.
- Erkek cinsiyet: Erkeklerin mesane kanseri geliştirme olasılığı kadınlara göre daha yüksektir.
- Kimyasal maddelere maruz kalma: Kimyasal maddelere, özellikle de boyalar, vernikler, benzin, nitriller, aromatik aminler, bifeniller, kurşun ve bazı pestisitler gibi endüstriyel kimyasallara maruz kalmak mesane kanseri riskini artırabilir.
- Kronik idrar yolu enfeksiyonları: Uzun süreli ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları mesane kanseri riskini artırabilir.
- İnflamatuvar bağırsak hastalığı: Kronik inflamatuvar bağırsak hastalığı (örneğin, ülseratif kolit veya Crohn hastalığı) mesane kanseri riskini artırabilir.
- Ailesel geçiş: Aile üyelerinde mesane kanseri öyküsü olan kişilerde mesane kanseri riski artar.
- İdrar yolu anomalileri: Doğumsal mesane anomalileri ve mesane taşları mesane kanseri riskini artırabilir.
- Radyasyona maruz kalma: Radyasyona maruz kalma, özellikle radyoterapi alan kişilerde mesane kanseri riskini artırabilir.
Mesane kanseri risk faktörlerini azaltmak için sigarayı bırakmak, kimyasal maddelere maruz kalmaktan kaçınmak, enfeksiyonlara karşı korunmak, sağlıklı bir diyet yemek ve düzenli olarak egzersiz yapmak önerilir.
Mesane kanserini ne tetikler?
Mesane kanseri tam olarak neyin neden olduğu tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı faktörler mesane kanseri riskini artırabilir. Bu faktörler arasında:
- Sigara içmek: Sigara içmek mesane kanseri riskini artırır. Sigara içenlerde mesane kanseri geliştirme olasılığı sigara içmeyenlere göre daha yüksektir.
- Kimyasal maddelere maruz kalmak: Bazı endüstriyel kimyasallara, özellikle de boyalar, vernikler, benzin, nitriller, aromatik aminler, bifeniller, kurşun ve bazı pestisitlere maruz kalmak mesane kanseri riskini artırır.
- Kronik idrar yolu enfeksiyonları: Uzun süreli ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları mesane kanseri riskini artırabilir.
- İnflamatuvar bağırsak hastalığı: Kronik inflamatuvar bağırsak hastalığı (örneğin, ülseratif kolit veya Crohn hastalığı) mesane kanseri riskini artırabilir.
- Radyasyona maruz kalma: Radyasyona maruz kalma, özellikle radyoterapi alan kişilerde mesane kanseri riskini artırabilir.
- Ailesel geçiş: Aile üyelerinde mesane kanseri öyküsü olan kişilerde mesane kanseri riski artar.
Bu faktörler mesane kanseri riskini artırsa da, bunların hiçbiri kesin olarak mesane kanserine neden olmaz. Mesane kanseri çok karmaşık bir hastalıktır ve birçok farklı faktörün bir araya gelmesi sonucu oluşabilir.
Mesane kanseri genetik mi?
Mesane kanseri genetik olarak geçebilen bir hastalık değildir, ancak bazı genetik faktörlerin mesane kanseri riskini artırabileceği bilinmektedir. Örneğin, aile öyküsünde mesane kanseri olan kişilerde mesane kanseri geliştirme olasılığı daha yüksek olabilir. Bazı kalıtsal genetik sendromlar da mesane kanseri riskini artırabilir.
Ancak mesane kanseri genellikle çevresel faktörlerden kaynaklanan bir hastalıktır. Sigara içmek, kimyasal maddelere maruz kalmak, kronik idrar yolu enfeksiyonları, inflamatuvar bağırsak hastalığı ve radyasyona maruz kalma gibi çevresel faktörler mesane kanseri riskini artırabilir. Bu nedenle, mesane kanseri riskini azaltmak için çevresel faktörleri kontrol etmek ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsemek önemlidir.
Mesane kanserinden korunmak için ne yapmalı?
Mesane kanserinden korunmak için aşağıdaki adımları takip etmek faydalı olabilir:
- Sigarayı bırakmak: Sigara içmek mesane kanseri riskini artırır. Sigarayı bırakmak, mesane kanseri riskini azaltmak için en önemli adımdır.
- Kimyasallara maruz kalmaktan kaçınmak: Endüstriyel kimyasallara, özellikle de boyalar, vernikler, benzin, nitriller, aromatik aminler, bifeniller, kurşun ve bazı pestisitlere maruz kalmamak mesane kanseri riskini azaltabilir. Eğer mesleğiniz kimyasallara maruz kalmayı gerektiriyorsa, koruyucu ekipmanlar kullanmak önemlidir.
- Sağlıklı beslenmek: Sağlıklı bir diyetle beslenmek, mesane kanseri riskini azaltabilir. Bol miktarda sebze ve meyve tüketmek, işlenmiş gıdaları azaltmak, lifli gıdaları tercih etmek ve doymuş yağları sınırlamak faydalı olabilir.
- İdrar yolu enfeksiyonlarını önlemek: İdrar yolu enfeksiyonları mesane kanseri riskini artırabilir. İdrar yolu enfeksiyonlarını önlemek için bol su içmek, hijyen kurallarına uymak ve sıkışmış idrar bırakmamak önemlidir.
- Düzenli egzersiz yapmak: Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı bir kilo korumaya yardımcı olur ve mesane kanseri riskini azaltabilir.
- Ailesel geçmişi kontrol etmek: Aile öyküsünde mesane kanseri olan kişilerin mesane kanseri riski daha yüksektir. Bu nedenle, aile öyküsünü doktorunuzla paylaşmak ve gerekli önlemleri almak önemlidir.
- Rutin sağlık taramalarına gitmek: Düzenli sağlık taramaları, mesane kanserinin erken teşhis edilmesine yardımcı olabilir. Özellikle risk faktörlerine sahip olan kişilerin düzenli olarak mesane kanseri taramalarına gitmeleri önerilir.
Bu adımlar, mesane kanseri riskini azaltmaya yardımcı olabilir, ancak kesin bir korunma yöntemi yoktur. Bu nedenle, herhangi bir belirti fark ederseniz hemen doktorunuza danışmanız önemlidir.
Mesane kanseri görülme sıklığı nedir?
Kaynak: Globocan 2020
Mesane kanseri, dünya genelinde sık görülen kanser türleri arasındadır. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 600.000’e yakın kişiye mesane kanseri teşhisi konulmakta ve 200.000’den fazla kişi mesane kanseri nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Ülkemizde de her yıl yaklaşık 13.000’e yakın kişiye mesane kanseri teşhisi konulmakta ve 4.000’e yakın kişi mesane kanseri nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Mesane kanseri sıklığı erkeklerde daha yüksek olmakla birlikte, kadınlarda da görülebilir. Mesane kanseri sıklığı, yaşla birlikte artar ve genellikle 60 yaşın üzerindeki kişilerde daha sık görülür. Ayrıca mesane kanseri riski, sigara içenlerde, kimyasal maddelere maruz kalanlarda, kronik idrar yolu enfeksiyonları geçirenlerde ve mesane kanseri öyküsü olan ailelerde daha yüksektir.
Mesane kanseri tanısı nasıl konur?
Mesane kanseri tanısı için çeşitli testler ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Bu testlerin yanı sıra, genellikle bir ürolog veya onkolog tarafından yapılan fiziksel muayene de tanıya yardımcı olabilir.
Mesane kanseri tanısı için kullanılan testler şunları içerebilir:
- İdrar Testleri: İdrar testleri, idrarda kanser hücrelerini veya diğer anormallikleri tespit etmek için kullanılabilir. Bu testler arasında sitoloji testi, idrar analizi ve idrar kültürü yer alabilir.
- Sistoskopi (İdrar Endoskopisi): Bu test, mesanenin içini görüntülemek için kullanılır. Esnek bir tüp (endoskop) mesaneye sokulur ve bir kamera sayesinde mesanenin iç yüzeyi görüntülenir. Bu test aynı zamanda biyopsi almak için de kullanılabilir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT): BT taraması, mesanenin, böbreklerin ve diğer yakındaki organların detaylı görüntülerini oluşturmak için kullanılır.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): MR taraması, mesanenin, böbreklerin ve diğer yakındaki organların detaylı görüntülerini oluşturmak için kullanılır. Bu testte manyetik alanlar ve radyo dalgaları kullanılır.
- Ultrason: Ultrason, mesanenin, böbreklerin ve diğer yakındaki organların görüntülerini oluşturmak için kullanılır. Bu testte yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılır.
- Biyopsi: Mesanenin içinden bir örnek almak için yapılan bir prosedürdür. Biyopsi, kanser hücrelerinin varlığını doğrulamak ve kanserin türünü belirlemek için kullanılabilir.
Mesane kanseri tanısı için hangi testlerin yapılacağı, hastanın semptomlarına, hastalığın evresine ve hastanın sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir.
Mesane kanseri ultrasonda görülür mü?
Ultrason, mesane kanserinin tanısında kullanılan bir görüntüleme testi değildir, ancak mesane kanserine işaret eden bazı bulguları gösterebilir. Ultrason, mesane kanseri varlığına işaret eden direkt bir gösterge sağlamaz, ancak mesanenin içinde bir kitle veya tümör varsa, ultrason bu bölgede bir doku yoğunlaşması veya anormal bir kitle görüntüleyebilir. Bununla birlikte, ultrason, mesane kanserinin kesin tanısı için daha spesifik diğer testlerin (örneğin sistoskopi, BT taraması) kullanımı ile birlikte kullanılabilir.
Sistoskopi nedir?
Sistoskopi, idrar yollarının içini görüntülemek için kullanılan bir tıbbi prosedürdür. Bu prosedürde, esnek bir tüp (sistoskop) mesane içine sokulur ve mesanenin iç yüzeyi görüntülenir. Sistoskop, genellikle ince bir ışık ve kamera ile donatılmıştır ve bu sayede mesanenin içindeki anormalliklerin görüntüleri alınabilir.
Sistoskopi, ürologlar tarafından yapılır ve mesane kanseri tanısı ve tedavisi için önemli bir araçtır. Bu prosedür sırasında doktorlar, mesanenin iç yüzeyindeki tümörleri veya diğer anormallikleri görebilir ve bu bölgelerden biyopsi yapabilirler. Ayrıca, sistoskopi sırasında mesanenin iç yüzeyindeki taşlar veya problemler de tespit edilebilir.
Sistoskopi ne kadar sürer?
Sistoskopi, işlem öncesi hazırlıklar ve işlemin kendisi dahil olmak üzere genellikle 10-20 dakika sürer. Ancak, işlemin süresi hastanın mesanenin doluluğuna ve işlemin amacına bağlı olarak değişebilir. Örneğin, sadece bir tanı yapılacaksa işlem kısa sürebilirken, bir biyopsi yapılması veya başka bir tedavi uygulanması gerekiyorsa süre daha uzun olabilir.
TUR mesane nedir?
TUR mesane, “transüretral rezeksiyon” olarak da bilinen, ürologlar tarafından yapılan bir mesane kanseri tedavi yöntemidir. Bu prosedür, mesanenin iç yüzeyindeki tümörleri çıkarmak veya yakmak için kullanılır.
TUR mesane prosedürü, genellikle genel anestezi altında yapılır. İşlem sırasında, doktor esnek bir tüp (sistoskop) ile idrar yolundan mesaneye ulaşır. Bu tüp, mesanenin içini görüntülemek için bir kamera ve ışık ile donatılmıştır. Tümörler daha sonra elektrik akımı veya lazer kullanılarak çıkarılır veya yakılır.
Mesane kanseri evreleri nelerdir?
Mesane kanseri, evreleme sistemi adı verilen bir yöntem kullanılarak evrelenir. Bu sistem, kanserin ne kadar ilerlediğini ve vücutta nasıl yayıldığını belirlemeye yardımcı olur. Mesane kanseri evreleri şunlardır:
- Evre 0 (Karsinoma in situ): Kanser hücreleri sadece mesane iç yüzeyinde bulunur.
- Evre I: Kanser mesane duvarının yüzeyel kısmına sınırlıdır.
- Evre II: Kanser mesane duvarının daha derin katmanlarına, kas tabakasın, a yayılmıştır.
- Evre III: Kanser mesane çevresindeki yağ dokusuna yayılmıştır.
- Evre IV: Kanser mesaneden diğer organlara yayılmıştır, bu evre metastatik olarak adlandırılır.
Kanserin evresi, doktorun tedavi seçeneklerini belirlemesine yardımcı olur. Erken evre kanserler genellikle cerrahi ile tedavi edilirken, daha ileri evrelerde radyoterapi, kemoterapi ve immünoterapi gibi tedaviler kullanılabilir. Kanser yayıldıkça, tedavi seçenekleri daha sınırlı hale gelir.
Kasa invaziv olmayan mesane kanseri nedir?
Kas invaziv olmayan mesane kanseri (KİOMK), kanserin mesanenin iç tabakalarında sınırlı olduğu bir evre olarak tanımlanır. Bu tür kanserler, mesanenin iç yüzeyinde veya daha derin katmanlarında bulunan kanser hücrelerini içerir, ancak kas tabakasına henüz yayılmamıştır.
Bu tür kanserler, genellikle erken evre olarak sınıflandırılır ve genellikle başarılı bir şekilde tedavi edilirler. Tedavi seçenekleri arasında transüretral rezeksiyon (TUR), mesane içine BCG, kemoterapi uygulanması veya diğer cerrahi yöntemler, radyoterapi, kemoterapi ve immünoterapi bulunabilir.
İntravezikal nedir?
Intravezikal, mesane içine ürologlar tarafından uygulanan bir tedavi yöntemidir. “Intra” kelimesi, “içinde” anlamına gelir ve “vezikal” kelimesi de mesane anlamına gelir. Dolayısıyla, “intravezikal” kelimesi, “mesanenin içinde” anlamına gelir.
Intravezikal tedavi, mesane kanseri gibi mesane içindeki bir hastalığın tedavisinde kullanılabilir. Bu tedavide, ilaçlar veya diğer tedavi yöntemleri, mesaneye kateter veya sistoskop adı verilen bir alet aracılığıyla yerleştirilir. Bu yöntem, ilacın hastalıklı dokuya daha doğrudan ve yoğun bir şekilde ulaşmasına izin verir.
Bu tedavi yöntemi, genellikle bir dizi uygulama gerektirir ve tedavi süresi hastalığın tipine ve şiddetine bağlı olarak değişebilir.
İntravezikal kemoterapi nasıl yapılır?
Intravezikal kemoterapi, mesane kanseri gibi mesanenin içindeki bir kanserin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. İntravezikal kemoterapi, mesane içine doğrudan bir ilaç vererek kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını durdurmayı amaçlar.
İntravezikal kemoterapi genellikle birkaç aşamadan oluşur:
- Hazırlık: İlk olarak, hastanın mesanesi boşaltılır ve ardından özel bir kateter aracılığıyla ilaç mesaneye verilir.
- İlaç verme: İlaç, mesanenin içine yerleştirilen kateter aracılığıyla verilir. Genellikle, ilaç mesanede 1-2 saat boyunca kalır ve daha sonra boşaltılır.
- Tedavi süreci: İntravezikal kemoterapi genellikle birkaç seans halinde verilir. Tedavi sıklığı, hastanın durumuna ve kanserin tipine bağlı olarak değişebilir. İntravezikal kemoterapi sıklıkla haftada bir veya iki kez uygulanır.
- Takip: İntravezikal kemoterapi sonrası hastanın mesanesi kontrol edilir ve herhangi bir yan etki veya ilerleme belirtisi takip edilir.
İntravezikal kemoterapi, hastalığın tipine ve evresine bağlı olarak tek başına veya diğer tedavilerle birlikte kullanılabilir. Yan etkileri arasında mesane spazmları, ağrı, idrara çıkma zorluğu ve idrarda kanama bulunabilir. Ancak, bu yan etkiler genellikle geçici olup, tedavi sonlandırıldığında kaybolurlar.
İntravezikal BCG tedavisi nedir?
İntravezikal BCG tedavisi, mesane kanserinin bazı tiplerinin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. BCG, “Bacillus Calmette-Guerin” adı verilen canlı bir bakteri aşısından elde edilen bir ilaçtır. İntravezikal BCG tedavisi, bu ilacın mesaneye verilerek kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını durdurmayı amaçlar.
İntravezikal BCG tedavisi genellikle birkaç aşamadan oluşur:
- Hazırlık: İlk olarak, hastanın mesanesi boşaltılır ve ardından özel bir kateter aracılığıyla BCG mesaneye verilir.
- İlaç verme: BCG, mesaneye yerleştirilen kateter aracılığıyla verilir. İlaç mesanede yaklaşık 2 saat boyunca kalır ve daha sonra boşaltılır.
- Tedavi süreci: İntravezikal BCG tedavisi genellikle birkaç seans halinde verilir. Tedavi sıklığı, hastanın durumuna ve kanserin tipine bağlı olarak değişebilir. İntravezikal BCG tedavisi genellikle haftada bir veya iki kez uygulanır.
- Takip: İntravezikal BCG tedavisi sonrası hastanın mesanesi kontrol edilir ve herhangi bir yan etki veya ilerleme belirtisi takip edilir.
İntravezikal BCG tedavisi, kanserin tipine ve evresine bağlı olarak tek başına veya diğer tedavilerle birlikte kullanılabilir. Yan etkileri arasında mesane spazmları, ağrı, idrara çıkma zorluğu, idrarda kanama ve ateş bulunabilir. Ancak, bu yan etkiler genellikle geçici olup, tedavi sonlandırıldığında kaybolurlar.
Kas invaziv mesane tümörü nedir?
Kas invaziv mesane tümörü, mesanenin kas tabakasına (kas tabakasına invazyon) yayılan bir tümördür. Bu tür tümörler, mesanenin daha derin tabakalarına invaze olarak çevre dokulara ve lenf düğümlerine yayılma eğilimindedir. Bu durum, kanserin daha ciddi bir evresi olarak kabul edilir ve tedavi gerektirir.
Kas invaziv mesane tümörleri, sıklıkla hücre tipine, derecesine ve yayılma derecesine göre sınıflandırılır. Bu tür kanserler, genellikle cerrahi, radyoterapi, kemoterapi veya bir kombinasyonu gibi agresif tedavilere yanıt verir. Ancak, kanserin yayılma derecesi ve diğer faktörler de tedaviye yanıtı etkileyebilir. Bu nedenle, tedaviye yönelik bireysel yaklaşımlar, hastanın durumuna ve kanserin tipine bağlı olarak değişebilir.
İnvaziv Mesane Kanseri – Mesane Tümörü Tedavisi
Mesane tümörleri, ürolojik kanserler arasında en sık görülenlerden biridir. Mesane kanseri tedavisi, tümörün evresine, büyüklüğüne, yayılımına ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişebilir. İnvaziv mesane tümörleri, mesanenin kas tabakasına yayılmış olan tümörlerdir ve daha agresif bir tedavi gerektirir.
İnvaziv mesane tümörlerinin tedavisi genellikle cerrahidir. Bu işlem sırasında, mesanenin tamamı veya bir kısmı çıkarılır. Cerrahi işlem, açık cerrahi, laparoskopik cerrahi (kapalı) veya robotik cerrahi olarak yapılabilir. Bazı durumlarda, mesane korunabilir ve sadece tümör çıkarılabilir.
Cerrahiye ek olarak, kemoterapi ve radyoterapi de kullanılabilir. Bu tedaviler, tümörü küçültmek veya yayılımını kontrol altına almak için kullanılabilir. Bazı durumlarda, kemoterapi ve radyoterapi cerrahi öncesi veya sonrası uygulanabilir.
İnvasiv mesane tümörleri tedavisinde kullanılacak yöntemlerin belirlenmesinde, tümörün evresi ve yayılımı, hastanın genel sağlık durumu, yaşam beklentisi, tıbbi öyküsü ve diğer faktörler göz önünde bulundurulur. Tedavi seçenekleri, her hastanın durumuna göre farklılık gösterir.
Neoadjuvan kemoterapi
Tek başına yapılan radikal sistektomi sonrası hastaların %30-70 kadarında nüks gelişebilmektedir.
Neoadjuvan kemoterapi, kanser tedavisi sırasında cerrahi öncesi kullanılan bir kemoterapi türüdür. İnvasiv mesane tümörü olan hastalarda neoadjuvan kemoterapi, cerrahi öncesi tümörün küçültülmesi ve cerrahi işlem sırasında tümörün tamamen çıkarılabilmesi için kullanılabilir.
Neoadjuvan kemoterapi, aynı zamanda tümörün yayılımını kontrol altına almak ve uzak metastazları önlemek için de kullanılabilir. Bu tedavi, cerrahiden önce uygulandığı için tümörün yanıt verip vermeyeceği önceden belirlenebilir ve cerrahi sonrası kemoterapiye kıyasla daha iyi sonuçlar alınabilir.
Ancak, neoadjuvan kemoterapiye karar vermeden önce, hastanın genel sağlık durumu, yaşam beklentisi, tıbbi öyküsü ve diğer faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı hastalar neoadjuvan kemoterapiye uygun olmayabilir ve farklı tedavi seçenekleri gerekebilir.
Sonuç olarak, kas invaziv mesane tümörü olan hastalarda neoadjuvan kemoterapi, cerrahi öncesi tümörün küçültülmesi ve kontrol altına alınması için bir seçenek olabilir. Ancak, her hastanın durumu farklı olduğu için, tedavi seçenekleri ve neoadjuvan kemoterapinin kullanımı, hastanın özelliklerine ve tıbbi durumuna göre belirlenir.
Radikal sistektomi nedir?
Kaynak: Cancer.Net
Radikal sistektomi ve lenf nodu diseksiyonu. Radikal sistektomi, mesanenin tamamen ve yakındaki dokuların ve organların bir kısmının veya tamamının çıkarılmasıdır. Bu organlar, erkelerde prostat ve üretranın bir kısmı veya kadınlarda uterus (rahim), fallop tüpleri, yumurtalıklar ve vajinanın bir kısmı olabilir.
Tüm hastalar için, pelviste bulunan lenf nodları çıkarılır. Buna pelvik lenf nodu diseksiyonu denir. Genişletilmiş bir pelvik lenf nodu diseksiyonu, lenf nodlarına yayılmış kanseri bulmanın en doğru yoludur.
Nadir, çok özel durumlarda, mesanenin sadece bir kısmının çıkarılması uygun olabilir, buna kısmi (parsiyel) sistektomi denir. Ancak, bu cerrahi, kas invaziv hastalığı olan insanlar için standart bir tedavi değildir.
Laparoskopik veya robotik sistektomi sırasında, cerrah geleneksel açık cerrahide kullanılan 1 büyük kesinin yerine birkaç küçük kesi yapar. Cerrah daha sonra mesaneyi çıkarmak için ekipman kullanır. Cerrahın mesaneyi ve çevreleyen dokuyu çıkarmak için bir kesim yapması gereklidir. Bu tür bir operasyon, bu tür cerrahinin çok deneyimli olması gerektiren bir operasyondur. Doktorunuz bu seçenekleri sizinle tartışabilir ve size bilinçli bir karar vermenize yardımcı olabilir.
Üriner diversiyon nedir?
Kaynak: Cancer.Net ve EAU
Eğer mesane tamamen çıkarılırsa, cerrah idrarın vücuttan dışarı atılması için yeni bir yol oluşturacaktır. Bunu yapmanın bir yolu, idrarı vücudun dışında bir stomaya veya açıklığa (ostomi) yönlendirmek için ince bağırsak veya kolonun bir bölümünü kullanmaktır. Hastanın daha sonra idrarı toplamak ve boşaltmak için stomaya bağlı bir torba takması gerekmektedir.
Cerrahlar bazen idrar rezervuarı yapmak için küçük veya büyük bağırsağın bir bölümünü kullanarak yapay mesane yapabilirler.
Ortotopik Yapay Mesane nedir?
Radikal sistektomi sonrası yapılan bir cerrahi işlemle, idrar torbasının yerine konulan yapay bir idrar torbasıdır. Bu yapay torba, idrarın doğal yoldan, yani üretra yoluyla atılmasını sağlayacak şekilde, hastanın kendi bağırsak dokularından oluşturulur. Bu sayede, hasta idrar torbasını kaybetse bile idrarını normal yoldan yapabilme özelliğini kazanır. Ancak, bu yöntemde hastaların belirli bir süre sonra tuvalete gitmek gerektiği için, idrar tutma konusunda yeniden eğitilmeleri ve alıştırılmaları gerekebilir.
Mesane ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli?
Mesane kanseri ameliyatının yan etkileri, yapılacak prosedüre bağlı olarak değişebilir. Mesanenin tamamen veya kısmen alınması, idrar yolunun yeniden yönlendirilmesi veya bir yapay mesane oluşturulması gerekebilir. Bu durumlar, idrar ve cinsel yan etkiler de dahil olmak üzere farklı yan etkilere neden olabilir. Bazı olası yan etkiler şunlardır:
- İdrar kaçırma: İdrar kaçırma, radikal sistektomi sonrası en yaygın yan etkilerden biridir. Bunun nedeni, idrar torbasının çıkarılması ve yeni bir idrar yolu oluşturulmasıdır. İdrar kaçırma genellikle tedavi edilebilir, ancak birkaç hafta veya aylık bir süre boyunca devam edebilir.
- Cinsel işlev bozukluğu: Radikal sistektomi sonrası, erkeklerde cinsel işlev bozukluğu görülebilir. Bu, erektil disfonksiyon, orgazm bozukluğu veya sertleşme sorunları gibi problemleri içerebilir. Kadınlarda da cinsel işlev bozuklukları görülebilir.
- Bağırsak problemleri: Radikal sistektomi sonrası, bağırsak problemleri görülebilir. Bu, kabızlık, ishal, gaz veya bağırsak hareketlerinin kontrolünde zorluk gibi problemleri içerebilir.
- İnfeksiyon: Radikal sistektomi sonrası enfeksiyon riski vardır. Bu, idrar yolu enfeksiyonları veya ameliyat yarası enfeksiyonları gibi çeşitli enfeksiyonları içerebilir.
- Kan pıhtılaşması: Radikal sistektomi sonrası kan pıhtılaşması riski vardır. Bu, bacaklarda ağrı veya şişlik, nefes almada zorluk veya göğüs ağrısı gibi semptomlara neden olabilir.
Bu yan etkiler genellikle tedavi edilebilir veya azaltılabilir. Ancak, her hasta farklıdır ve herhangi bir yan etki yaşanması durumunda, tedavi seçenekleri doktorla tartışılmalıdır.
Mesane kanseri adjuvan tedavisi nedir?
Genellikle ameliyattan önce verilen kemoterapi (neoadjuvan kemoterapi) daha etkilidir ve özel bir engel yoksa tercih edilmelidir. Ancak herhangi bir nedenle hasta neoadjuvan tedavi almadıysa cerrahi sonrası da kemoterapi verilebilir.
Mesane kanseri adjuvan tedavisi, kanser hücrelerinin mesanenin dışına yayılmış olabileceği ya da çevreleyen dokulara yayılma riskinin yüksek olduğu durumlarda, radikal sistektomi sonrasında verilen ek tedavilere denir. Bu tedaviler, ameliyattan sonra herhangi bir kanser hücresinin kalmamasını sağlamak ve hastalığın tekrarlamasını önlemek amacıyla kullanılır.
Adjuvan tedavi genellikle kemoterapi ya da radyoterapi şeklinde uygulanır. Kemoterapi, kanser hücrelerinin büyümesini durduran ilaçların kullanımını içerir. Radyoterapi ise yüksek enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerinin öldürülmesini sağlar. Bazı durumlarda, kemoterapi ve radyoterapi birlikte kullanılır.
Adjuvan tedavi, mesane kanserinin ilerlemesini önleme ve nüks riskini azaltma açısından önemlidir. Ancak tedavinin yan etkileri de olabilir ve bu yan etkiler hastaların yaşam kalitesini etkileyebilir. Tedavinin faydaları ve riskleri, hastanın genel sağlık durumu, hastalığın evresi ve diğer faktörlere bağlı olarak belirlenir.
Mesane kanseri ameliyatı sonrası immünoterapi verilir mi?
Evet, mesane kanseri için adjuvan immünoterapi tedavisi yapılabilir. Adjuvan immünoterapi, kanser cerrahisinden sonra kanser hücrelerinin yok edilmesine yardımcı olmak için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavide, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve kanser hücrelerine karşı savaşmak için immün sistemi uyarıcı ilaçlar (örnek: nivolumab) kullanılır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, mesane kanserinde immünoterapinin kullanımının etkili olduğunu göstermektedir. Ancak, immünoterapi tedavisi her hastaya uygulanamayabilir ve özellikle bazı yan etkileri olabilir. Tedavinin seçimi, hastanın özellikleri ve hastalığın özelliklerine göre yapılmalıdır.
Mesane koruyucu yaklaşım nedir?
Trimodal yaklaşım, kas invazyonu olan mesane kanserinin tedavisi için cerrahi yerine radyoterapi, kemoterapi ve TURBT (transüretral rezeksiyon) gibi yöntemlerin kombinasyonunu kullanarak mesanenin korunmasını amaçlayan bir tedavi yaklaşımıdır. Bu yaklaşımın uygulanabilmesi için, mesane kanserinin erken evrelerinde yakalanması önemlidir.
Bu yaklaşım, radikal sistektominin ciddi yan etkileri nedeniyle özellikle yaşlı ve yüksek riskli hastalar için bir seçenek olarak görülmektedir. Trimodal yaklaşım, mesanenin korunmasını sağlayarak, mesane kanseri tedavisi sonrası yaşam kalitesini artırabilir.
Trimodal yaklaşım genellikle şu şekilde uygulanır: İlk olarak, TURBT ile mesaneden tümörün çıkarılması gerçekleştirilir. Daha sonra, radyoterapi ve kemoterapi kombinasyonu uygulanarak kanserli hücrelerin öldürülmesi hedeflenir. Bu yöntemde tedavi sonrasında ve takiplerde sistoskopi ile mesanede tümör kalıp kalmadığı veya tekrarlayıp tekrarlamadığı kontrol edilmelidir. Tedavi sonrası kontrollerde mesanede tümör varlığı saptanması durumunda bir cerrahi prosedür olan radikal sistektomi düşünülebilir.
Her hasta için uygun tedavi seçeneğinin belirlenmesi için, tümörün büyüklüğü, yayılma derecesi ve diğer faktörler gibi bir dizi faktör dikkate alınmalıdır.
Trimodal yaklaşım sonrası rezidü (kalıntı) tümör sıklığı
Trimodal tedavi yaklaşımının başarısı, kullanılan tedavi protokolüne, tümör özelliklerine ve hastanın sağlık durumuna bağlıdır. Bu nedenle, rezidü tümör sıklığına ilişkin net bir oran belirtilmesi mümkün değildir. Ancak yapılan araştırmalar, trimodal tedavi sonrası hastaların %30-5’sinde cerrahi tedavi gerekebileceğini göstermektedir. Ayrıca, tedavi sonrası düzenli takip ve kontrollerin yapılması önemlidir, böylece olası bir nüks erken tespit edilebilir ve tedavi edilebilir.
Mesane kanseri tekrar eder mi?
Kaynak: “EAU Muscle-invasive and Metastatic Bladder Cancer” Kılavuzu
Kas invaziv mesane tümör tedavi sonrası lokal (pelviste) veya uzak bölgelerde tekrarlayabilir. Lokal nüks, ilk cerrahi bölgenin yumuşak dokularında veya lenf nodlarında meydana gelir. Günümüzde yapılan sistektomilerin %5-15’i pelvik nüks olasılığına sahiptir ve genellikle ilk 24 ay içinde ortaya çıkar. Uzak nüks, kas invaziv mesane tümörü için yapılan sistektomi tedavisindeki hastaların %50’sinde görülür. Lokal nüks gibi, patolojik evre ve lenf nodu tutulumu risk faktörleridir. Sistemik nüks, lokal ileri evre hastalıklarda (pT3/4) ve lenf nodu tutulumu olan hastalarda (%52-70 aralığında) daha yaygındır. Uzak nüks için en olası bölgeler lenf nodları, akciğerler, karaciğer ve kemiklerdir. Uzak nükslerin neredeyse %90’ı, genellikle ilk iki yıl içinde görülür. Ancak, 10 yıldan daha uzun bir süre sonra da geç nüksler tarif edilmiştir. Dolayısıyla hastanın tedavi sonrasında da düzenli takiplerinin yapılması gereklidir.
Mesane kanseri ne zaman nüks eder?
Mesane kanseri nüks edebilir, çoğunlukla il 2 yılda görülmekle beraber ne zaman nüks edeceği tam olarak öngörülemez. Nüks, tedavi sonrası ilk birkaç yıl içinde olabileceği gibi, daha sonra da olabilir. Nüks riski, tümörün evresi, boyutu, agresifliği ve cerrahi sonrası tedavi gibi faktörlere bağlıdır. Örneğin, yüksek evreli tümörler ve lenf nodu tutulumu olan hastalarda nüks riski daha yüksek olabilir.
Düzenli takip ve izleme, nüks riskini azaltabilir ve erken teşhis edilmesine yardımcı olabilir. İzleme sürecinde, hastalar düzenli olarak idrar testleri, kan testleri, görüntüleme testleri (örneğin, manyetik rezonans görüntüleme (MRI), bilgisayarlı tomografi (BT)) ve sistoskopi (mesane tamamen çıkarılmadıysa) gibi testlere tabi tutulabilirler. Bu testler, herhangi bir nüks belirtisi varsa, tespit edilmesine yardımcı olabilir.
Metastatik mesane kanseri tedavisi
Metastatik mesane kanseri tedavisi, yani kanserin mesaneden diğer organlara yayıldığı durumlarda, genellikle sistemik tedavilerle yapılır. Bu tedaviler şunları içerebilir:
- Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek veya yavaşlatmak için kullanılan ilaçların kullanımını içerir. Bu ilaçlar genellikle intravenöz olarak verilir ve vücudun tüm bölgelerine yayılan kanser hücrelerine ulaşabilir.
- İmmünoterapi: Bu tedavi, bağışıklık sistemini kanser hücrelerini yok etmek için uyararak çalışır. Bu tedavi türü, metastatik mesane kanseri olan bazı hastalarda etkili olabilir.
- Hedefe yönelik tedavi: Bu tedavi, kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını durdurmak için tasarlanmış özel ilaçları içerir. Bu ilaçlar, kanser hücrelerindeki belirli proteinleri hedef alır.
- Radyoterapi: Radyoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanır. Metastatik mesane kanserinde, radyoterapi genellikle semptomların hafifletilmesi için kullanılır.
Tedavi seçenekleri, hastanın genel sağlık durumuna, kanserin yayılma derecesine, hastanın yaşına ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir. Tedaviler genellikle birlikte veya sırayla uygulanabilir.
Metastatik mesane kanserinde kullanılan kemoterapiler nelerdir?
Metastatik mesane kanserinde kullanılan kemoterapi ilaçları, hastalığın yayılım derecesine, hastanın genel sağlık durumuna ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir. Kemoterapinin amacı, kanser hücrelerini yok etmek veya büyümelerini yavaşlatmaktır. Aşağıda, metastatik mesane kanseri tedavisinde kullanılan bazı kemoterapi ilaçları sıralanmıştır:
- Cisplatin: Cisplatin, metastatik mesane kanserinin tedavisinde kullanılan bir diğer önemli kemoterapi ilacıdır. Bu ilaç, kanser hücrelerini öldürmek için kullanılır. Cisplatin, genellikle diğer ilaçlarla birlikte kullanılır.
- Karboplatin: Karboplatin, mesane kanseri tedavisinde diğer kemoterapi ilaçlarıyla birlikte kullanılır. Bazı durumlarda tek başına da kullanılabilir. Karboplatin uygulanması, hastanın genel sağlık durumuna, mesane kanserinin evresine ve diğer faktörlere bağlıdır. Karboplatin, cisplatin kadar etkili olmayabilir, ancak daha az yan etkisi olduğu veya cisplatin kullanılamayacağı için tercih edilebilir.
- Gemsitabin: Gemsitabin, metastatik mesane kanserinde kullanılan en yaygın kemoterapi ilaçlarından biridir. Bu ilaç, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatarak veya durdurarak etki gösterir. Gemsitabin genellikle diğer ilaçlarla birlikte kullanılır.
- Paklitaksel: Paklitaksel, metastatik mesane kanserinde kullanılan bir başka kemoterapi ilacıdır. Bu ilaç, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatarak veya durdurarak etki gösterir. Paklitaksel, genellikle diğer ilaçlarla birlikte kullanılır.
- Dosetaksel: Docetaxel, metastatik mesane kanseri tedavisinde kullanılan bir kemoterapi ilacıdır. Mesane kanseri hücrelerinin büyümesini durdurarak ve öldürerek çalışır. Docetaxel, solüsyon halinde damar içine enjekte edilerek uygulanır.
- Doksorubisin (Adriamicin): Doksorubisin, metastatik mesane kanserinde kullanılan bir diğer kemoterapi ilacıdır. Bu ilaç, kanser hücrelerini öldürmek için kullanılır. Doksorubisin, genellikle diğer ilaçlarla birlikte kullanılır.
- Metotreksat: Metotreksat, metastatik mesane kanseri tedavisinde kullanılan bir kemoterapi ilacıdır. Mesane kanseri hücrelerinin büyümesini durdurarak ve öldürerek çalışır. Metotreksat, ağızdan alınan tabletler veya enjeksiyon yoluyla uygulanabilir.
- Vinblastin: Vinblastin, metastatik mesane kanserinde kullanılan bir başka kemoterapi ilacıdır. Bu ilaç, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatarak veya durdurarak etki gösterir. Vinblastin, genellikle diğer ilaçlarla birlikte kullanılır.
- Vinflunin: Vinflunin, metastatik mesane kanseri tedavisinde kullanılan bir kemoterapi ilacıdır. Mesane kanseri hücrelerinin büyümesini durdurarak ve öldürerek çalışır. Vinflunin, intravenöz yolla uygulanır. Genellikle tek başına kullanılır.
Kemoterapi ilaçlarının yan etkileri, ilacın tipine ve dozuna bağlı olarak değişebilir. Ancak, yaygın yan etkiler arasında saç dökülmesi, mide bulantısı, kusma, ishal, enfeksiyon riski, yorgunluk ve iştah kaybı yer alabilir.
Kemoterapi, metastatik mesane kanseri olan hastaların yaşam kalitesini arttırmak için de kullanılabilir. Kemoterapi, belirtileri azaltabilir, ağrıyı hafifletebilir ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir.
Ancak, kemoterapi her zaman etkili olmayabilir ve bazı hastaların yan etkileri nedeniyle tedaviden fayda görmeleri zor olabilir. Kemoterapinin riskleri ve faydaları, hastanın durumuna ve sağlık geçmişine bağlı olarak doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Metastatik mesane kanserinde kullanılan kemoterapi kombinasyonları (rejimleri) nelerdir?
Metastatik mesane kanseri tedavisinde, genellikle birkaç kemoterapi ilacının kombinasyonu kullanılır. En yaygın olarak kullanılan kemoterapi kombinasyonları şunlardır:
- MVAC: Metastatik mesane kanserinin tedavisinde en sık kullanılan kemoterapi kombinasyonlarından biri MVAC’dir. Bu kombinasyon, metotreksat, vinblastin, doksorubisin ve cisplatin ilaçlarının birleşimidir.
- GC: Bir diğer kemoterapi kombinasyonu da gemsitabin ve cisplatin (GC) kullanımıdır. Bu kombinasyon, MVAC’den daha az yan etkiye sahip olabilir.
- Karboplatin ve Paklitaksel: Bu kombinasyon, cisplatin yerine karboplatin kullanılarak kullanılabilir. Kombinasyon genellikle Paklitaksel ilacı ile birlikte kullanılır.
- Gemsitabin ve Paklitaksel: Bu kombinasyon, GC ile benzer şekilde, gemsitabin ve Paklitaksel ilaçlarının birleşimidir. Bu kombinasyon, cisplatin kullanamayan hastalar için bir seçenek olabilir.
Kemoterapi ilaçlarının kombinasyonları, hastanın genel sağlık durumu, mesane kanserinin evresi ve diğer faktörlere bağlı olarak belirlenir. Kullanılan ilaçların dozları ve uygulama sıklığı, hastanın yan etki riski gibi faktörlere de bağlı olarak ayarlanabilir. Kombinasyon kemoterapisi, metastatik mesane kanseri tedavisinde etkili bir seçenek olabilir ancak her hastanın tedavisi bireysel olarak planlanmalıdır.
Cisplatin uygunluk kriterleri nelerdir?
Cisplatin, metastatik mesane kanseri tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir kemoterapi ilacıdır. Ancak, cisplatinin kullanımı bazı uygunluk kriterlerine bağlıdır. Bunlar şunları içerebilir:
- Böbrek Fonksiyonu: Cisplatin, böbrekler yoluyla atılan bir ilaçtır. Bu nedenle, böbrek fonksiyonlarının iyi olması önemlidir. Doktorlar genellikle böbrek fonksiyonlarının test edilmesini isteyebilirler.
- İşitme Yeteneği: Cisplatinin kullanımı, işitme kaybına neden olabilir. Bu nedenle, doktorlar genellikle işitme testleri yaparlar ve işitme kaybı olan hastalar için cisplatin kullanımını sınırlarlar.
- Nöropati: Cisplatinin kullanımı, sinir hasarına neden olabilir. Bu nedenle, doktorlar genellikle sinir hasarı veya nöropati belirtileri olan hastalar için farklı bir kemoterapi ilacı önerirler.
- Karaciğer Fonksiyonu: Cisplatin, karaciğer yoluyla metabolize edilir ve atılır. Bu nedenle, karaciğer fonksiyonlarının iyi olması önemlidir.
- Kardiyovasküler Sağlık: Cisplatin, kalp hasarına neden olabilir. Bu nedenle, kalp problemleri olan hastalar için doktorlar genellikle farklı bir kemoterapi ilacı önerirler.
- Gebelik Durumu: Cisplatin, hamile kadınlarda kullanılmamalıdır.
Cisplatinin uygunluk kriterleri hastanın genel sağlık durumu, yaşı, diğer sağlık sorunları gibi faktörlere de bağlıdır. Doktorlar, hastanın bireysel durumuna göre cisplatinin kullanımını belirleyecektir.
Mesane kanserinde immünoterapi
Kaynak: Cancer.Net ve EAU
Metastatik mesane kanseri tedavisinde immünoterapi, son yıllarda giderek daha fazla kullanılan bir tedavi seçeneğidir. Bu tedavi, vücudun bağışıklık sistemi üzerinde etki ederek, kanser hücrelerini tanımasını ve yok etmesini sağlamayı amaçlar.
Bu ilaçlar, tümör hücrelerinin yüzeyindeki belirli proteinleri hedef alarak, bağışıklık sistemini kanser hücrelerine saldırmaya yönlendirir. Bu sayede kanser hücreleri öldürülür ve hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır.
İmmünoterapi, metastatik mesane kanseri tedavisinde bir seçenek olabilir ancak her hastanın tedavisi bireysel olarak planlanmalıdır, her hasta tedaviden yarar görmeyebilir. Tedavinin etkili olabilmesi için hastanın genel sağlık durumu, mesane kanserinin evresi ve diğer faktörler dikkate alınarak doğru bir kombinasyon seçilmelidir.
Farklı immünoterapi türleri farklı yan etkilere neden olabilir. Yaygın yan etkiler arasında yorgunluk, cilt reaksiyonları (kaşıntı ve döküntü gibi), grip benzeri semptomlar, tiroid bezinin işlevinde değişiklikler, hormonal ve/veya kilo değişiklikleri, ishal ve akciğer, karaciğer ve bağırsak inflamasyonu gibi diğer etkiler yer alır. Aşırı aktif bir bağışıklık sistemi herhangi bir vücut organını hedef alabileceğinden, size önerilen immünoterapi için olası yan etkiler hakkında doktorunuzla konuşun, böylece hangi değişikliklere bakmanız gerektiğini bilir ve sağlık ekibine erken bildirebilirsiniz.
- Avelumab: Eğer kemoterapi ilaçları, ileri düzey (metastatik) ürotelyal kanseri yavaşlatmış veya küçültmüşse, PD-L1 inhibitörü olan avelumab kemoterapiden sonra, tümörün PD-L1’i ifade edip etmediğine bakılmaksızın kullanılabilir. Yapılan çalışmada avelumabın hayatı uzattığı ve kanserin kötüleşme riskini azalttığı gösterilmiştir. Bu tür bir tedaviye idame tedavisi denir. Avelumab ayrıca platin bazlı (Örnek: gemsitabin ve cisplatin ) kemoterapi sonrası tekrarlayan, ilerleyen metastatik ürotelyal karsinomu tedavi etmek için de kullanılabilir.
- Nivolumab: Platin bazlı (Örnek: gemsitabin ve cisplatin ) kemoterapi sonrası tekrarlayan, ilerleyen metastatik ürotelyal karsinomu tedavi etmek için kullanılabilen bir PD-1 inhibitörüdür. Ayrıca kanserin tamamen cerrahi olarak çıkarılmasından sonra, kanser evresine bağlı olarak tekrarlama riski yüksek olan kişilerde, kanserin geri gelme riskini azaltmak için adjuvan tedavi olarak da verilebilir.
- Pembrolizumab: Pembrolizumab, aşağıdaki durumlarda mesane kanserini tedavi etmek için kullanılabilen bir PD-1 inhibitörüdür:
- Platin bazlı (Örnek: gemsitabin ve cisplatin) kemoterapi sonrası tekrarlayan, ilerleyen metastatik ürotelyal karsinom. Bu durumda pembrolizumab, Paklitaksel, dosetaksel veya vinflunin kemoterapisine kıyasla daha uzun yaşamaya yardımcı olduğu gösterilen tek immünoterapidir.
- Radikal sistektomi için uygun olmayan veya istemeyen kişilerde, BCG tedavisiyle durdurulamayan kasa invaziv olmayan mesane kanseri.
- ABD’de sisplatin veya karboplatin bazlı kemoterapi alamayan kişiler pembrolizumab alabilirler.
Mesane kanserinde kullanılan hedefe yönelik ilaçlar
Hedefe yönelik tedavi, kanser hücrelerinin büyümesine ve yayılmasına katkıda bulunan spesifik genler, proteinler veya doku ortamını hedef alan bir tedavidir. Bu tür tedaviler kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını engellerken sağlıklı hücrelere zarar vermemeye çalışır.
Tümörlerin hedefleri aynı değildir. En etkili tedaviyi bulmak için doktorunuz tümörünüzdeki genleri, proteinleri ve diğer faktörleri belirlemek için genetik testler yapabilir. Bu, doktorların her hastayı en etkili standart tedaviyle ve mümkün olduğunda ilgili klinik çalışmalarla eşleştirmelerine yardımcı olur. Ek olarak, moleküler hedeflere ve onlara yönelik yeni tedavilere yönelik araştırmalar devam etmektedir.
Erdafitinib: mesane kanserinde kullanılan bir hedefe yönelik ilaçtır. Ağız yoluyla (oral olarak) verilen erdafitinib, platin kemoterapisi sırasında veya sonrasında büyümeye veya yayılmaya devam eden belirli FGFR3 veya FGFR2 genetik değişiklikleri olan lokal ileri veya metastatik ürotelyal karsinomlu insanları tedavi etmek için onaylanmıştır. Tedavi için kimin fayda sağlayabileceğini belirlemek için özel bir FDA onaylı testi bulunmaktadır.
Erdafitinib’in yaygın yan etkileri arasında fosfat seviyesinin artması, ağız yaraları, yorgunluk, bulantı, ishal, kuru ağız / cilt, tırnakların tırnak yatağından ayrılması veya kötü tırnak oluşumu ve iştah ve tat değişikliği gibi diğerleri yer alır. Erdafitinib, retinopati ve epitelyal ayrılma da dahil olmak üzere nadir ancak ciddi göz problemlerine, görme alanı defektleri olarak adlandırılan kör noktalara neden olabilir.
Enfortumab vedotin: Enfortumab vedotin, metastatik ürotelyal kanserlerde kullanılmak üzere onaylanmıştır. Lokal olarak ileri düzeyde (cerrahi mümkün değil) veya metastatik olanlarda kullanılır:
-PD-1 veya PD-L1 immün kontrol nokta inhibitörü ve platin bazlı kemoterapi alan kişiler.
-Cisplatin kemoterapisini alamayan ve 1 veya daha fazla tedavi almış olan kişiler.
Enfortumab vedotin, kanser hücrelerinde bulunan Nectin-4’ü hedefleyen bir antikor-ilacı konjugatıdır. Antikor-ilacı konjugatları kanser hücrelerindeki hedeflere bağlanır ve daha sonra bir miktar kanser ilacı doğrudan tümör hücrelerine salınır.
En sık rastlanan yan etkileri arasında yorgunluk, periferik nöropati, döküntü, saç dökülmesi, iştah ve tat değişiklikleri, bulantı, ishal, kuru göz, kaşıntı, kuru cilt ve yüksek kan şekeri bulunmaktadır.
Sacituzumab govitecan: platin bazlı kemoterapi ve PD-1 veya PD-L1 bağlanma noktası inhibitörü ile önceden tedavi edilmiş lokal ileri evre veya metastatik ürotelyal karsinomu tedavi etmek için onaylanmıştır.
Sacituzumab govitecan da enfortumab vedotin gibi bir antikor-ilaç konjugatıdır ancak çok farklı bir yapıya, bileşene ve etki mekanizmasına sahiptir. Antikor-ilacı konjugatları kanser hücrelerindeki hedeflere bağlanır ve daha sonra bir miktar kanser ilacı doğrudan tümör hücrelerine salınır.
Sacituzumab govitecan’ın yaygın yan etkileri, bazı beyaz kan hücrelerinin sayısında azalma (nötropeni), bulantı, ishal, yorgunluk, saç dökülmesi, kansızlık, kusma, kabızlık, iştah azalması, döküntü, karın ağrısı ve daha az yaygın etkiler içerebilir.
Kemik erimesi
Kaynaklar: NCCN kılavuzu, https://www.cancer.net/ , EAU kılavuzu, ESMO kılavuzundan uyarlanmıştır.
Osteoporoz, kemik hastalıklarının en yaygın türüdür. Vücut, yapımdan daha fazla kemik dokusu yıkımı olduğunda gelişir. Sonuç olarak, kemikler zayıf ve kırılgan hale gelir. Bu, kemiklerin kırılma veya kırılma olasılığını artırır.
Yaşlandıkça, vücudumuz kemik dokusunu onarmak ve yeniden inşa etmek için gerekli hücreleri değiştirme konusunda daha az yetenekli hale gelir. Bu, kemiklerin incelmesine ve deliklerin oluşmasına neden olabilir.
- Kemik kütlesinin kaybına katkıda bulunan diğer faktörler şunları içerir:
- Kemik kanseri, kemiklerde başlayan kanser.
- Kemiğe yayılan kanser. Kemiklere en sık yayılan kanser türleri şunlardır:
- Meme kanseri
- Prostat kanseri
- Multipl miyelom
- Akciğer kanseri
- Belirli tiplerde kemoterapi.
- Kadın olmak, çünkü kadınlar erkeklere göre osteoporoz riski daha yüksektir. Osteoporoz riski özellikle menopoz sonrası düşük östrojen seviyeleri nedeniyle yüksektir. Östrojen, kemik yoğunluğunu korumaya yardımcı olan bir hormondur. Bazı kanser tedavileri, genellikle beklenenden daha erken bir yaşta, menopozu tetikleyebilir.
- Meme veya prostat kanserleri için hormon terapisi. Bu tedaviler, östrojen veya testosteron seviyelerini azaltır. Bu hormonların azalması, kemik kütlesi ve yoğunluğunun kaybına katkıda bulunur
- Sigara içmek
- Alkol tüketmek.
- Ailede osteoporoz öyküsü.
- Prednizon gibi steroid (kortizon) tedavisi, sentetik tiroid hormon tedavisi, gastroözofageal reflü tedavisi için kullanılan ilaçlar gibi diğer ilaçlar.
- Uzun süreli yatak istirahati ve hareketsizlik.
- Yetersiz beslenme ve yeterli kalsiyum ve D vitamini alamamak.
- Irk ve etnik köken. Beyaz veya Asya kökenli insanlarda osteoporoz geliştirme riski artmıştır.
Kanser hastalarında kırıkların önlenmesi
- Egzersiz: Yürüyüş, merdiven çıkma gibi aktiviteler kemik yapımını arttırır. Düzenli olarak yapılan bu tür aktiviteler aynı zamanda güçlü kaslar oluşturarak dengeyi de artırır. Doktorunuz ihtiyaçlarınız, fiziksel yetenekleriniz ve fitnes seviyenize göre bir egzersiz planı önerir.
- Yeterli vitamin D alınması
- Yeterli kalsiyum alınması
- Kemik modifiye edici ilaçlar
- Sağlıklı kilonun korunması: Dengeli bir beslenme kemik sağlığı açısından önemlidir. Zayıf olmak kemik kaybına ve kırıklara neden olabilir.
- Düşme riskini azaltıcı önlemler: Düşme osteoporozlu kişilerde kırıkların başlıca nedenidir. Düşme riskinizi artırabilecek birçok faktör vardır:
- Görme bozukluğu
- Uygun olmayan ayakkabılar
- Dağınık yaşam alanı
- Zihinsel bozukluk
- Ağrı kesici ilaçların neden olduğu uyuşukluk
- Dikkat eksikliği
- Düşmeleri önlemek için dengenizi iyileştirmeye yönelik egzersizler yapın. Herhangi bir egzersize başlamadan önce sağlık ekibinizle konuşun. Size yardımcı kaynaklara yönlendirebilir ve size uygun bir egzersiz programı bulmanıza yardımcı olabilirler.