Böbrek kanseri belirtileri nelerdir?
Böbrek kanseri, erken evrelerinde genellikle hiçbir belirti veya semptom göstermeyebilir. Ancak ilerleyen evrelerde aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir:
Kanlı idrar: Böbrek kanseri olan kişilerde idrarda kan görülebilir. Kan rengi pembe, kırmızı veya kahverengi olabilir.
Ağrı: Böbreklerin sırt bölgesinde yer alması nedeniyle, böbrek kanseri olan kişiler sırt veya yan ağrısı yaşayabilirler. Bu ağrı genellikle kalıcıdır ve şiddetli olabilir.
Şişlik: Böbrek kanseri olan kişilerde sırtta veya karında şişlik oluşabilir. Bu şişlik böbrek kanseri türüne göre değişebilir.
İştah kaybı: Böbrek kanseri olan kişilerde iştah kaybı, kilo kaybı ve yorgunluk gibi genel belirtiler görülebilir.
Ateş: Böbrek kanseri olan kişilerde ateş yükselmesi, vücudun enfeksiyonla mücadelesinin bir işareti olarak ortaya çıkabilir. Yukarıdaki belirtilerden herhangi biri, özellikle kanlı idrar, hiçbir neden olmadan ortaya çıkarsa, bir sağlık uzmanına danışılmalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki, bu belirtiler her zaman böbrek kanseri ile ilişkili değildir ve başka bir nedeni de olabilir.
Böbrek kanseri nasıl ortaya çıkar?
Böbrek kanseri için belirlenmiş birçok risk faktörü vardır. Bazı yaygın risk faktörleri şunlardır:
Yaş: Böbrek kanseri genellikle 50 yaşın üstündeki kişilerde daha sık görülür.
Cinsiyet: Erkeklerin böbrek kanseri geliştirme olasılığı kadınlara göre daha yüksektir.
Obezite: Yüksek vücut kitle indeksi (VKİ) değerleri, böbrek kanseri riskini artırabilir.
Sigara içmek: Sigara içmek, böbrek kanseri riskini artıran en önemli nedenlerden biridir.
Hipertansiyon: Yüksek kan basıncı, böbrek kanseri riskini artırabilir.
Aile öyküsü: Ailede böbrek kanseri öyküsü olan kişilerin, böbrek kanseri geliştirme olasılığı daha yüksektir.
İlaçlar: Bazı ilaçların (Ör. Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar, ağrı kesiciler), özellikle uzun süreli kullanımı, böbrek kanseri riskini artırabilir. Gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.
Diyabet: Diyabet hastaları, böbrek kanseri geliştirme olasılığı daha yüksek olan bir risk grubudur.
İşyeri maruziyeti: Bazı kimyasallara veya toksinlere maruz kalma, böbrek kanseri riskini artırabilir. Bu risk faktörlerinin varlığı, böbrek kanseri geliştirme olasılığını artırsa da, her zaman böbrek kanserine yakalanacağınız anlamına gelmez. Ancak bu faktörler hakkında farkındalık yaratmak ve riskleri azaltmak için önleyici adımlar atmak faydalı olabilir.
Böbrek kanseri kan tahlilinde çıkar mı?
Böbrek kanseri genellikle rutin kan testlerinde saptanmaz. Ancak böbrek kanseri bazı belirtiler ve semptomlar gösterir, bu semptomlar bazı kan testlerinde anormalliklere neden olabilir. Bunlar şunları içerebilir:
Kırmızı kan hücreleri sayımı: Böbrek kanseri bazen kanamalara neden olabilir. Bu kanamalar, düşük kırmızı kan hücresi sayısına (anemi) neden olabilir.
Böbrek fonksiyon testleri: Böbrek kanseri, böbreklerin normal işlevlerini etkileyebilir ve kan testlerinde böbrek fonksiyonlarının (üre, kreatinin artışı) bozulmasına neden olabilir.
Karaciğer fonksiyon testleri: Böbrek kanseri, karaciğerin normal işlevlerini etkileyebilir ve kan testlerinde karaciğer fonksiyonlarının (AST, ALT, bilirubin gibi) bozulmasına neden olabilir. Bu testler tek başına böbrek kanseri teşhisi koymak için kullanılmaz, ancak diğer testler ve görüntüleme yöntemleri ile birlikte kullanılarak, böbrek kanserinin varlığı hakkında daha fazla bilgi sağlayabilirler. Böbrek kanseri şüphesi olan kişilerin, doktorlarıyla görüşerek muayene sonrası önerilen testleri yaptırabilirler.
Böbrek kanseri ultrasonda belli olur mu?
Böbrek kanseri tanısı için, genellikle bir dizi görüntüleme testi gereklidir. Ultrason, böbrek kanserinin teşhisi için kullanılan bir görüntüleme testidir. Ultrason, yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanarak, vücudun içindeki organların resimlerini oluşturur. Ultrason, böbrek kanseri teşhisi için kullanılabilir, ancak tanıda tek başına yeterli değildir. Ultrason görüntüleme, böbreklerin şeklini, boyutunu ve böbreklerdeki kitlelerin varlığını belirleyebilir. Ancak ultrason, böbrek kanserinin benign (iyi huylu) veya malign (kötü huylu) olduğunu kesin olarak ayırt edemez. Böbrek kanseri teşhisi için, ultrason ile birlikte diğer görüntüleme testleri de kullanılabilir. Bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları, manyetik rezonans görüntüleme (MR) taramaları ve pozitron emisyon tomografisi (PET) taramaları gibi daha gelişmiş görüntüleme teknikleri, böbrek kanserinin tanısı ve hastalığın evresi, yaygınlığı (metastaz yapıp yapmadığı) hakkında detaylı bilgi verir. Ancak kesin tanısı için biyopsi yapmak gereklidir.
Böbrek kanseri tanısı nasıl konulur?
Böbrek kanseri tanısı, bir dizi test ve görüntüleme yönteminin kullanılması ile konulur. Böbrek kanserinin belirtileri ve semptomları, doktorların doğru tanı koymasına yardımcı olabilir. Aşağıda böbrek kanseri tanısı için kullanılan yöntemler belirtilmiştir.
Fizik muayene: Doktor, böbrek kanseri belirtileri olan kişilerin fiziksel muayenesini yapar ve böbreklerin büyüklüğü, sertliği ve hassasiyeti gibi belirtilere bakar.
Kan testleri: Kan testleri, böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek ve kanser hücrelerinin varlığını göstermek için kullanılabilir. Böbrek kanseri için spesifik bir kan testi yoktur, ancak anormal kan değerleri kanser şüphesi doğurabilir.
İdrar testleri: İdrar testleri, böbrek kanseri için spesifik değildir, ancak kanserin varlığını veya böbrek fonksiyonlarının bozulmasını gösteren belirtileri ortaya çıkarabilir.
Görüntüleme testleri: Bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve ultrason gibi görüntüleme testleri, böbreklerin detaylı görüntülemesini sağlar ve böbrek kanserinin varlığı, büyüklüğü ve yayılımı hakkında bilgi verir.
Biyopsi: Böbrek kanseri şüphesi olan bir kitle veya tümör, bir iğne ile biyopsi yaparak incelenebilir. Biyopsi, kanserin türünü belirlemek için kullanılabilir ve tedavi planının belirlenmesine yardımcı olabilir.
Biyopsi kanseri yayar mı?
Biyopsi, kanserin teşhisi için kullanılan bir prosedürdür ve genellikle kanserin yayılmasına neden olmaz. Biyopsi sırasında, bir iğne veya küçük bir cerrahi alet kullanılarak, kitle veya tümörden bir örnek alınır. Bu işlem genellikle lokal anestezi altında yapılır ve genellikle çok az ağrıya neden olur. Ancak, nadir durumlarda, biyopsi sonrası ağrı, kanama veya enfeksiyon gibi komplikasyonlar gelişebilir. Özetle biyopsi nadir durumlarda riskler taşıyabilir, ancak genellikle kanserin yayılmasına neden olmaz. Biyopsi, kanserin türünü belirlemek ve uygun tedavi planını belirlemek için çok önemlidir ve kesin tanı için gereklidir.
Böbrek kanserinin çeşitleri nelerdir?
Böbrek kanseri bir çok alt tipten oluşur ve tedavileri farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle biyopsi ile doğru tanı konulması önemlidir. Aşağıda bazı örnekler belirtilmiştir.
Renal hücreli karsinom (RHK): Bu en sık görülen böbrek kanseri türüdür. RHK, böbreklerdeki nefron adı verilen filtreleme ünitelerinin içindeki hücrelerden kaynaklanır. RHK, bazı alt tipleri de dahil olmak üzere, büyük çoğunlukla kötü huylu tümörlerdir. RHK’un da farklı alt tipleri mevcuttur.
Renal hücreli karsinom (RHK) tipleri şunlardır: - Clear cell renal cell carcinoma (ccRCC): Berrak veya şeffaf hücreli olarak da adlandırılır. ccRCC, en yaygın RHK türüdür ve yaklaşık olarak vakaların %75’ini oluşturur. Hücrelerdeki yağ ve protein miktarındaki artış nedeniyle “şeffaf” görünümde olan tümörlerdir.
- Papiller renal cell carcinoma (pRCC): Papiller RHK olarak da adlandırılır. Bu RHK türü, vakaların yaklaşık %10-15’ini oluşturur ve tümörlerin “papiller” adı verilen iğsi yapıları vardır.
- Kromofobik renal hücreli karsinom (chRCC): Bu RHK türü, vakaların yaklaşık %5-10’unu oluşturur ve hücrelerdeki oksijen miktarındaki azalma nedeniyle hücrelerdeki renk değişikliği nedeniyle “kromofobik” adı verilir.
- Translokasyon renal hücreli karsinom: Bu RHK türü, genellikle gençlerde görülür ve belirli gen mutasyonlarına bağlıdır.
- Anjiyomiyolipoma: Damar çevresi epitelioid hücrelerden (PEC) köken alan benign (iyi huylu) mezanşimal tümörlerdir. Tüm böbrek tümörlerinin yaklaşık %1’ini oluşturur. Kadınlarda daha sık görülür.
- Onkositoma: Bu benign (iyi huylu) tümör, RHK’ya benzer hücreler içerir ve nadir görülür. Sıklıkla insidental ve başka sebeple yapılan ultrason, tomografi gibi görüntülemelerde ortaya çıkar.
Ürotelyal karsinom: Bu böbrek kanseri türü, böbreklerin pelvisindeki (böbreklerin idrarın üretilip toplandığı bölge) ürotelyum adı verilen dokudan kaynaklanır. Ürotelyum, böbreklerden mesaneye kadar uzanan idrar yolu sisteminin iç yüzeyini kaplar. Bu kanser türü daha az yaygın olsa da, bazen böbrek kanserlerinin %5 ila 10’unu oluşturabilir.
Wilms tümörü: Bu böbrek kanseri türü, genellikle çocuklarda (2-5 yaş) ortaya çıkar ve böbreklerin gelişimindeki anormalliklerden kaynaklanır. %90’ı 10 yaş altında tanı alır.
Böbrek kanseri ilk nereye metastaz yapar?
Böbrek kanserinde metastaz (tümörün yayılması) genellikle ilk olarak böbrek çevresindeki, komşu lenf düğümlerine veya akciğerlere olur. Bununla birlikte, tümör, kemikler, karaciğer, beyin, böbrek üstü bezleri veya diğer organlara da yayılabilir. Metastazın yayılacağı yer, tümörün tipi, boyutu ve agresifliği gibi faktörlere bağlıdır.
Böbrek Kanseri evrelemesi nasıl yapılır?
Böbrek kanseri evrelemesi, kanserin boyutu, yayılımı ve ilerlemesi hakkında bilgi sağlar ve uygun tedavi planı belirlemeye yardımcı olur. Böbrek kanseri evrelemesi genellikle aşağıdaki aşamaları içerir:
Evre 1: Tümör sadece böbrek içinde ve 7 cm veya daha küçük boyutundadır.
Evre 2: Tümör böbrek içinde ve 7 cm’den büyük boyutlarda veya böbrek dışına doğru büyümüştür ancak yakındaki lenf düğümlerine yayılmamıştır.
Evre 3: Tümör, böbrek dışına yayılmıştır ve yakındaki lenf düğümlerine de yayılmıştır veya böbrek içinde büyük boyutlarda olup lenf düğümlerine yayılmamıştır.
Evre 4: Tümör, böbrek dışında akciğer, kemik gibi diğer organlara veya dokulara yayılmıştır. Evreleme, tümör boyutunun yanı sıra, tümörün çevre dokulara, lenf düğümlerine ve diğer organlara olan yayılımını da dikkate alır. Kanserin evresinin doğru bir şekilde belirlenmesi, uygun tedavi planı oluşturmak için önemlidir. Bu nedenle, kanser teşhisi konulduğunda, hastaların doktorları tarafından tam bir fizik muayene, görüntüleme testleri ve diğer testler yapılması gerekir.
Böbrek kanseri tedavisinde hangi yöntemler kullanılır?
Böbrek kanseri tedavisinde kullanılan yöntemler, tümörün evresine, boyutuna, yerine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir. Bazı yaygın kullanılan tedavi yöntemleri şunlardır:
Cerrahi: Böbrek kanserinin tedavisinde temel ve en yaygın kullanılan yöntem cerrahidir. Cerrahi, tümörü ve çevre dokuları çıkararak kanserin yayılmasını önlemeyi amaçlar. Böbreğin tamamen çıkarılması radikal nefrektomi olarak adlandırılır. Bazı durumlarda, tümör sadece böbreğin bir kısmını etkilediğinden, kısmi (parsiyel) nefrektomi ameliyatı yapılabilir.
Radyasyon tedavisi (ışın tedavisi, radyoterapi): Radyasyon terapisi, kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili radyasyon kullanır. Böbrek kanseri genellikle klasik radyoterapiye dirençli olduğu bilinmektedir. Ancak, bazı durumlarda radyoterapi, böbrek kanserinin tedavisinde destekleyici bir rol oynayabilir. Bu nedenle, her hasta için farklı bir tedavi planı geliştirilmelidir ve radyoterapi, hastanın özel durumuna ve kanserin evresine bağlı olarak değerlendirilmelidir. SBRT, Stereotaktik Beden Radyoterapisi olarak da bilinir ve yüksek dozda radyasyonu hedeflenmiş bir alana yönlendiren bir radyoterapi türüdür. Böbrek kanserinde SBRT, kanserin sınırlı bir bölgeye yayıldığı ve cerrahi müdahale için uygun olmayan durumlarda tercih edilen bir tedavi seçeneği olabilir. SBRT, yüksek dozda radyasyonun kanser hücrelerini öldürürken, sağlıklı dokulara minimal zarar veren hassas bir tedavi yöntemidir. Böbrek kanserinde SBRT kullanımı, son yıllarda artmıştır ve çeşitli çalışmalar, bu tedavi yönteminin etkinliğini göstermektedir. Böbrek dışında, beyin, kemik ve akciğer metastazlarında da etkili olarak kullanılabilmektedir.
Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek için ilaç kullanımını içerir. Böbrek kanserinde kemoterapi, diğer kanser türlerine göre daha az etkilidir ve nadiren kullanılır.
Hedefli tedaviler: Hedefli tedaviler, kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını durduran spesifik moleküllere yönelik ilaçlar kullanır. Bu tedavi genellikle kemoterapiden daha az yan etkiye sahiptir ve böbrek kanserinde sıklıkla kullanılır.
İmmünoterapi: İmmünoterapi, vücudun bağışıklık sistemini kanser hücreleriyle savaşmak için uyarır. Bu tedavi, böbrek kanseri gibi bazı kanserlerin tedavisinde oldukça etkili olabilir. Tedavi planı, tümörün evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Tedavide genellikle birden fazla yöntemin kombinasyonu şeklinde olabilir.
Böbrek kanserinde kemoterapi yapılır mı?
Böbrek kanserinde kemoterapi nadiren kullanılır. Bunun nedeni, böbrek kanserinin çoğunlukla kemoterapiye dirençli olmasıdır. Bununla birlikte, bazı alt tiplerinde kemoterapi kullanılabilir. Günümüzde böbrek kanseri tedavisinde genellikle hedefe yönelik tedaviler veya immünoterapi tek başına veya birlikte kullanılır.
Böbrek kanserinde radyoterapi yapılır mı?
Radyasyon terapisi, kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili radyasyon kullanır. Böbrek kanseri genellikle klasik radyoterapiye dirençli olduğu bilinmektedir. Ancak, bazı durumlarda radyoterapi, böbrek kanserinin tedavisinde destekleyici bir rol oynayabilir. Bu nedenle, her hasta için farklı bir tedavi planı geliştirilmelidir ve radyoterapi, hastanın özel durumuna ve kanserin evresine bağlı olarak değerlendirilmelidir. SBRT, Stereotaktik Beden Radyoterapisi olarak da bilinir ve yüksek dozda radyasyonu hedeflenmiş bir alana yönlendiren bir radyoterapi türüdür. Böbrek kanserinde SBRT, kanserin sınırlı bir bölgeye yayıldığı ve cerrahi müdahale için uygun olmayan durumlarda tercih edilen bir tedavi seçeneği olabilir. SBRT, yüksek dozda radyasyonun kanser hücrelerini öldürürken, sağlıklı dokulara minimal zarar veren hassas bir tedavi yöntemidir. Böbrek kanserinde SBRT kullanımı, son yıllarda artmıştır ve çeşitli çalışmalar, bu tedavi yönteminin etkinliğini göstermektedir. Böbrek dışında, beyin, kemik ve akciğer metastazlarında da etkili olarak kullanılabilmektedir.
Böbrek kanserinde kullanılan akıllı ilaçlar nelerdir?
Böbrek kanserinde kullanılan akıllı ilaçlar, hedefe yönelik tedavi olarak adlandırılan ilaçlardır ve kanser hücrelerinin büyümesini durdurmaya veya öldürmeye yönelik olarak tasarlanmıştır. Aşağıda, böbrek kanserinde sık kullanılan akıllı ilaçlardan bazıları örnek olarak verilmiştir:
Sunitinib: Bu ilaç, böbrek kanseri hücrelerinin büyümesini durdurmaya yardımcı olan bir tirozin kinaz inhibitörüdür. Aynı zamanda, tümörün kan damarlarının büyümesini engelleyerek tümörün beslenmesini azaltır.
Pazopanib: Bu ilaç, tirozin kinaz inhibitörü olarak çalışır ve tümör hücrelerinin büyümesini durdurur. Ayrıca, tümörün kan damarlarının büyümesini engelleyerek tümörün beslenmesini azaltır.
Aksitinib: Bu ilaç, böbrek kanseri hücrelerinin büyümesini durdurmak için tirozin kinaz inhibitörü olarak çalışır. Ayrıca, tümörün kan damarlarının büyümesini engelleyerek tümörün beslenmesini azaltır. Tek başına veya immünoterapiler ile birlikte kullanılabilir.
Kabozantinib: Kabozantinib, böbrek kanseri tedavisinde kullanılan hedefe yönelik tedavilerden biridir. Böbrek kanseri, genellikle tirozin kinaz adı verilen bir enzim ailesi tarafından yönetilen büyüme işlemlerinde rol oynayan yolakları etkiler. Kabozantinib, tirozin kinaz inhibitörü olarak çalışır ve bu yolakları bloke ederek böbrek kanseri hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını durdurur. Tek başına veya immünoterapiler ile birlikte kullanılabilir.
Lenvatinib: Lenvatinib, böbrek kanseri tedavisinde kullanılan hedefe yönelik tedavi ilacıdır. Böbrek kanseri, tirozin kinaz adı verilen bir enzim ailesi tarafından yönetilen büyüme işlemlerinde rol oynayan yolakları etkiler. Lenvatinib, tirozin kinaz inhibitörü olarak çalışır ve bu yolakları bloke ederek böbrek kanseri hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını durdurur. Lenvatinib, ayrıca, tümörün kan damarlarının büyümesini engelleyerek tümörün beslenmesini azaltabilir. Tek başına veya immünoterapiler ile birlikte kullanılabilir.
Böbrek kanserinde immünoterapi kullanılır mı?
Böbrek kanseri tedavisinde son yıllarda immünoterapi ön plana çıkmaktadır. İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine saldırmasını hedefleyen bir tedavi şeklidir. Bu tedavi, kanser hücrelerini öldüren bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırarak veya bağışıklık sistemini kanser hücrelerini tanımasına ve hedeflemesine yardımcı olan immün mekanizmaları etkinleştirerek çalışır. Böbrek kanseri tedavisinde en yaygın kullanılan immünoterapi ilaçları, immün kontrol noktası inhibitörleri adı verilen ilaçlardır. Bu ilaçlar, bağışıklık sistemi hücrelerinin tümörlere karşı savaşmasını artırmak için, tümör hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmasına neden olan kontrol mekanizmalarını bloke eder. Bu sayede, tümör hücreleri bağışıklık sistemi tarafından daha kolay tanınır ve saldırıya uğrar. Immünoterapi, özellikle metastatik böbrek kanseri olan hastaların tedavisinde kullanılır. Böbrek kanserinde kullanılan immünoterapilere örnek olarak nivolumab, pembrolizumab, ipilimumab sayılabilir. Günümüzde hastalığın ilk sıra tedavinde çoğunlukla farklı ilaçların bir arada kullanıldığı kombinasyon tedavileri önerilmektedir. İki immünoterapi ilacı (nivolumab ve ipilimumab) veya bir immünoterapi ilacı ve hedefe yönelik tedavi bir arada kullanılabilmektedir (nivolumab+kabozantinib, pembrolizumab+aksitinib veya pembrolizumab+lenvatinib).
Kaynaklar: (NCCN kılavuzu, https://www.cancer.net/ , EAU kılavuzu, ESMO kılavuzu ve Globocan)
Böbrek kanseri tedavisindeki en son gelişmeler
Böbrek kanseri ciddi bir hastalıktır, ancak son zamanlarda tedavide birçok ilerleme kaydedilmiştir ve bu da hastaların yaşam beklentilerini belirgin olarak iyileştirmiştir. Bu ilerlemeler arasında yeni hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi ilaçlarının geliştirilmesi ile cerrahi tekniklerin iyileştirilmesi bulunmaktadır.
Böbrek kanseri tedavisindeki en son gelişmeler şunları içerir: - Cerrahi: Cerrahi hala böbrek kanserinin temel tedavisidir, ancak yeni cerrahi teknikler sayesinde tümörlerin sağlıklı dokulara daha az zarar vererek çıkarılması mümkün hale gelmiştir.
- Hedefe yönelik tedavi: Hedefe yönelik tedavi ilaçları, böbrek kanserinin büyümesinde rol oynayan belirli molekülleri hedef alır. Bu ilaçlar diğer tedavilerle birlikte veya tek başına kullanılabilir. Aksitinib, everolimus, kabozantinib, lenvatinib, pazopanib, sunitinib, gibi hedefe yönelik tedavilerin ileri evre böbrek kanserinin tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir.
- İmmünoterapi: İmmünoterapi ilaçları, vücudun bağışıklık sisteminin kanserle savaşmasına yardımcı olur. Bu ilaçlar, özellikle ileri evre veya vücudun diğer bölgelerine yayılmış böbrek kanseri tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir. Son yıllarda tek başına veya hedefe yönelik ilaçlarla beraber kullanıldığında yararlı olduğu gösterilmiş immünoterapi ilaçlarından bazılar ipilimumab, nivolumab ve pembrolizumabdır.
Bu örnekler en son gelişmelerden sadece bazılarıdır. Araştırmalar devam ettikçe, gelecek yıllarda daha da yenilikçi ve etkili tedavilerin ortaya çıkmasını bekleyebiliriz. Siz veya tanıdığınız biri böbrek kanseri teşhisi aldıysa, yardımcı olacak birçok kaynak bulunmaktadır. Doktorunuzla böbrek kanseri tedavisindeki en son ilerlemeler hakkında konuşabilirsiniz.