Kanser Nedir?

Kanser nedir?

Kanser, vücudun farklı bölgelerinde kontrolsüz hücre büyümesi ve bölünmesi sonucu oluşan bir grup hastalıktır. Normalde, hücreler belirli bir hızda büyür ve bölünürler, ancak kanserli hücreler bu hızı aşarlar ve hızlı bir şekilde büyümeye devam ederler.

Bazı kanser türleri, örneğin akciğer kanseri, meme kanseri veya prostat kanseri gibi bazı organların dokularından kaynaklanırken, diğerleri de kan kanseri gibi vücudun içindeki hücrelerden kaynaklanabilir.

Kanser hastalığı neden oluyor?

Kanser, çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir, örneğin genetik faktörler, çevresel faktörler (örneğin sigara içmek, obezite, radyasyona maruz kalmak veya bazı kimyasallara maruz kalmak), beslenme faktörleri ve yaşam tarzı faktörleri gibi. Ancak kanserlerin sadece %5-10’u ailevi geçişli (irsî) iken, büyük çoğunluğu çevresel faktörlere bağlı ortaya çıkar.

Kanser tedavi yöntemleri nelerdir?

Kanserin tedavisi, kanserin türüne, yayılım derecesine ve kişinin genel sağlık durumuna bağlı olarak farklılık gösterir, ancak tedavi seçenekleri arasında cerrahi müdahale, kemoterapi, radyasyon terapisi, hormon tedavileri, hedefe yönelik ilaçlar (akıllı haplar) ve immünoterapi gibi yöntemler sayılabilir.

Kanser olup olmadığımızı nasıl anlarız?

Kesin kanser teşhisi, doktorun belirli muayeneler ve testler yoluyla konur. Ancak, kanserin belirtileri olabilir ve bunları fark etmek, kanserin erken teşhisi için önemlidir.

Kanserin belirtileri, kanserin türüne, yerine ve yayılma derecesine bağlı olarak değişir. Bazı yaygın kanser belirtileri şunlardır:

  • Ağrı
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • İştah kaybı
  • İstemsiz kilo kaybı
  • Açıklanamayan ateş
  • Yutma güçlüğü
  • Deride değişiklikler, örneğin benlerin veya yaraların oluşması veya renk, boyut değiştirmesi
  • Kanama

Bu belirtiler, her kanserin erken evrelerinde oluşmayabilir veya kanser dışı diğer nedenlerden de kaynaklanabilir. Ancak, bu belirtilerden herhangi biri ortaya çıkarsa, doktorunuza başvurmanız gerekebilir.

Ayrıca, düzenli sağlık kontrolleri yapmak ve yıllık tarama testleri yaptırmak önemlidir. Erken teşhis hayat kurtarır. Örneğin, meme kanseri taramaları, kolon kanseri taramaları ve serviks (rahim ağzı) kanseri taramaları, kanserin erken teşhisinde yardımcı olabilir.

Kanser kan testinde belli olur mu?

Kanserin teşhisi için kan testleri yapılabilir, ancak kan testleri genellikle kanserin kesin tanısı konulması için yeterli olmazlar. Kan testleri, kanser hücrelerinin vücutta varlığını veya kanserin ilerlemiş olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilir.

Bazı kanserler, kan testlerinde (belirli proteinler veya antijenlerin seviyelerinde) artışa neden olabilir. Örneğin, prostat kanseri için spesifik antijen (PSA) seviyeleri ölçülebilir.

Ancak, kanser kan testleri, her zaman kanser hücrelerinin varlığını göstermeyebilir veya kanser dışı diğer nedenlerden dolayı da yüksek saptanabilir. Bu nedenle, kanserin kesin tanısı için biyopsi, görüntüleme testleri veya diğer tıbbi prosedürler kullanır.

Özetle, kanser kan testleri, kanserin varlığına veya ilerlemesine işaret edebilir, ancak kesin tanı konulması için tek başına yeterli değillerdir. Bu nedenle, kanser belirtileri gösteren veya yüksek risk faktörleri taşıyan kişilerin doktorlarıyla görüşmeleri ve önerilen testleri yaptırmaları önemlidir.

İdrar tahlilinden kanser belli olur mu?

İdrar tahlilleri kanser teşhisi için kullanılabilir, ancak yalnız başına kanserin tanısında yeterli değillerdir. İdrar tahlilleri, kanserin varlığını veya ilerlemesini belirlemeye yardımcı olabilir. Örneğin, böbrek veya mesane kanseri için yapılan idrar tahlilleri, idrarda kan veya diğer anormal hücrelerin varlığına işaret edebilir. Ayrıca, bazı idrar tahlilleri, idrarda yüksek seviyelerde belirli proteinler veya antijenlerin varlığını belirleyebilir. Ancak, idrar tahlilleri yalnız başına kanserin kesin teşhisi için yeterli değildir. Doktorlar genellikle kesin tanı için ek testler yaparak, örneğin biyopsi, görüntüleme testleri (ultrason, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme) kullanırlar.

Özetle, idrar tahlilleri kanser teşhisi için bir gösterge olabilir, ancak yalnız başına tanı koymak için yeterli değildir. Kanser belirtileri gösteren veya yüksek risk faktörleri taşıyan kişilerin doktorlarıyla görüşmeleri ve önerilen testleri yaptırmaları önemlidir.

En sık görülen kanser türü nedir?

Cilt kanserleri dışında en sık görülen kanser türleri; akciğer kanseri, meme kanseri, prostat kanseri ve kolorektal (kalın barsak) kanser yer almaktadır. Bu kanser türleri, dünya genelinde yılda milyonlarca insanı etkiler ve erken teşhis edilirse tedavi şansları oldukça yüksektir.

Kanserin erken teşhisi ve tedavisi çok önemlidir. Kanser belirtileri gösteren veya yüksek risk faktörleri taşıyan kişilerin düzenli olarak tıbbi kontrollerini yaptırmaları ve doktorlarının önerilerine uymaları önemlidir.

Kanser en çok hangi yaşlarda görülür?

İleri yaş kanser için en önemli risk faktörlerinin başında gelir. İnsidans belirli zamanda ortaya çıkan yeni tanı almış hasta sayısını ifade eder. Kanser insidans oranları yaş ilerledikçe artar ve genellikle 100.000’de olarak belirtilir. 20 yaş altı yaş gruplarında 100.000 kişi başına 25’ten az sayıda kanser görülürken, 45-59 yaş grubundaki kişilerde yaklaşık 100.000 kişi başına 350’ye, 60 yaş ve üstü yaş gruplarında ise 100.000 kişi başına 1.000’den fazla kişide kanser görülür.

Ailemde kanser olması benim de kanser olacağımı mı gösterir?

Her zaman değil. Kanser, genlerde ortaya çıkan zararlı değişikliklerden (mutasyonlar) kaynaklanır. Kanser vakalarının yaklaşık %5-%10’u, kişinin ebeveynlerinden miras aldığı mutasyonlardan kaynaklanır. Kalıtsal kanser oluşturan bir mutasyonu olan ailelerde, birden fazla aile üyesi genellikle aynı tür kansere yakalanır. Bu kanserler “ailevi” veya “kalıtsal, herediter” kanserler olarak adlandırılır.

Ancak kanserlerin %90 ila %95’lik büyük çoğunluğu, yaşlanmanın ve sigara dumanı ve radyasyon gibi çevresel faktörlere maruz kalmanın bir sonucu olarak kişinin hayatı boyunca meydana gelen mutasyonlardan kaynaklanır. Bu kanserler “sporadik” veya “spontan” kalıtsal olmayan kanserler olarak adlandırılır.

Ailesinde kanser olmayan kanser olur mu?

Hayır bunu söyleyemeyiz. Ailenizde hiç kanser olmasa bile sizde gelişebilir. Son verilere göre yaklaşık her 10 kişiden 4’ünde yaşamı boyunca kanser gelişme riski vardır. Ailede kanser olması, kişide kanser riskini arttırmakla beraber, çoğu kanser, kişinin hayatı boyunca yaşlanmanın, tütün dumanı ve radyasyon gibi çevresel faktörlere maruz kalmanın sonucu olarak meydana gelen genetik değişikliklerden kaynaklanır. Ne tür yiyecekler tükettiğiniz ne kadar yediğiniz, vücut kitle indeksiniz ve egzersiz yapmanız gibi diğer faktörler yani yaşam tarzınız da kanser geliştirme riskinizi etkileyebilir.

Kansere neden olan çevresel faktörler nelerdir?

Kanser, hücrelerimizin işlevini değiştiren belirli genlerdeki değişikliklerden kaynaklanır. Bu genetik değişikliklerin bazıları, hücre bölünmesi sürecinde DNA kopyalanırken doğal olarak meydana gelir. Ancak diğerleri, DNA’yı hasara uğratan çevresel maruziyetlerin bir sonucudur. Bu maruziyetler, tütün dumanındaki kimyasallar gibi maddeler veya güneşten gelen ultraviyole ışınları gibi radyasyon içerebilir. Ancak karsinojen olarak adlandırılan etkenlere maruz kalmak mutlaka kanser olacağınız anlamına gelmez. Kanser gelişimini etkileyen çok sayıda faktör bulunur. Kişisel özellikler, genetik öykü, maruziyetin süresi ve miktarı bunlardan bazılarıdır.

Aşağıda insanlar için karsinojen kabul edilen bazı örnekler aşağıda verilmiştir.

  • Aflatoksinler
  • Arsenik
  • Asbest
  • Benzen
  • Benzidin
  • Berilyum
  • 1,3-Butadien
  • Kadmiyum
  • Kömür Katranı ve Kömür Katranı İlaveleri
  • Kristalin Silika (solunabilir boyut)
  • Erionit
  • Etilen Oksit
  • Formaldehit
  • Hekzavalan Krom Bileşikleri
  • Mineral Yağlar: İşlenmemiş ve Hafif İşlenmiş
  • Nikel Bileşikleri
  • Radon
  • Toryum
  • Trikloroetilen
  • Vinil Klorür

(Detaylı bilgi için bakınız: https://www.cancer.gov/about-cancer/causes-prevention/risk/substances/carcinogens )

Kanser taraması nasıl yapılır?

Kanser taraması, kanserin erken teşhisi için yapılan bir dizi test ve muayene işlemidir. Kanser taraması yöntemleri, kanserin türüne, kişinin yaşına, cinsiyetine, sağlık durumuna, ailede kanser varlığına ve diğer risk faktörlerine göre değişebilir. Tarama yöntemleri, kanserin türüne ve kişinin sağlık durumuna göre farklılık gösterir. Kanser taraması ile ilgili kararlarınızı, doktorunuzla görüşerek almalısınız.

Bazı yaygın kanser tarama yöntemleri şunlardır:

  • Mamografi: Meme kanseri taraması için kullanılan bir röntgen yöntemidir.
  • Kolonoskopi: Kalın barsak (kolon) kanseri taraması için kullanılan bir testtir.
  • HPV testi: Rahim ağzı kanseri taraması için kullanılan bir testtir. Rahim ağzı kanserinin en sık sebebi olan HPV (Human Papilloma Virüs) adı verilen virüsün varlığı araştırılır.
  • PSA testi: Prostat kanseri taraması için kullanılan bir kan testidir. Bu test sırasında, prostat spesifik antijen (PSA) ölçülür.
  • Cilt muayenesi: Cilt kanseri taraması için kullanılan bir yöntemdir. Bu test sırasında, dermatologlar cildinizi inceleyerek herhangi bir anormallik belirtileri ararlar.
  • Tomografi taramaları: Akciğer kanseri, böbrek kanseri ve karaciğer kanseri gibi bazı kanser türleri için kullanılır. Rutin değildir.

Kanser taraması nerede yapılır?

Ülkemizde kanser taraması yapmak için birçok seçenek mevcuttur.

Kanser taraması yapabileceğiniz bazı kurumlar şunlardır:

  • Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM)
  • Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM),
  • Aile Sağlığı Merkezleri (ASM)
  • Devlet hastaneleri
  • Üniversite hastaneleri
  • Özel hastaneler

Şeker yemek kanserimi kötüleştirir mi?

Hayır!

Araştırmalar kanser hücrelerinin normal hücrelere göre daha fazla şeker (glukoz) tükettiğini göstermiştir ancak şeker yemenin kanserinizi kötüleştireceğini veya şeker yemeyi bırakmanız durumunda kanserinizi küçülteceğini veya ortadan kaldıracağını gösteren hiçbir çalışma yoktur. Ancak yüksek şeker içeren bir diyet fazla kilo alımına neden olabilir ve obezite birkaç kanser türü için artmış risk ile ilişkilidir.

Kanser Bulaşıcı mı?

Genel olarak hayır! Kanser kişiden kişiye bulaşabilen bulaşıcı bir hastalık değildir.

Ancak bazı enfeksiyon hastalıkları kansere neden olabilir. Bu enfeksiyonlar kişiden kişiye bulaşabilir. Fakat bu enfeksiyonların neden olduğu kanserler kişiden kişiye bulaşmaz.

Vücuttaki enfeksiyon kanser yapar mı?

Bazı enfeksiyon hastalıkları kansere neden olabilir. Bazı virüsler ve bakteriler, hücrelerin DNA’sında değişikliklere neden olabilirler ve kansere yol açabilirler.

Aşağıda bazı örnekler görülebilir:

HPV (Human Papilloma Virus): HPV, rahim ağzı kanseri, anüs kanseri ve bazı baş ve boyun kanserlerine neden olabilir.

-Hepatit B ve C: Hepatit B ve C virüsleri, karaciğer kanserine neden olabilir.

-Epstein-Barr Virus (EBV): EBV, Hodgkin lenfoma ve nazofarenks kanserine neden olabilir.

Helicobacter pylori (H. pylori): H. pylori, mide kanserine neden olabilir.

Hangi kanser türleri aşı ile önlenebilir?

Aşağıdaki kanser türleri aşılarla önlenebilir:

Serviks (Rahim ağzı) kanseri: Human Papilloma Virus (HPV) aşısı, serviks kanserinin ve diğer bazı kanserlerin nedeni olan HPV enfeksiyonlarına karşı koruma sağlar.

-Karaciğer kanseri: Hepatit B virüsüne karşı aşı, karaciğer kanseri riskini azaltır.

-Ağız ve boğaz kanseri: HPV aşısı, ağız ve boğaz kanserinin bazı tiplerine karşı koruma sağlar.

-Diğer genital bölge kanserleri: HPV aşısı diğer genital bölge kanserlerinin de rsikini azaltır.

Önleyici aşılar, kanser riskini azaltmanın yanı sıra diğer enfeksiyonların da önlenmesine yardımcı olur. Aşıların kullanımı, kanser ve diğer enfeksiyonlara karşı mücadelede önemli bir araçtır ve dünya genelinde kullanımı teşvik edilmektedir.

Kanser hastasında ateş:

Kanser tedavisi sırasında sık karşılaşılan durumların başında gelmektedir. Hastalığın kendisine bağlı olabileceği gibi başta kemoterapi ve radyoterapi olmak üzere tedavi sırasında da ortaya çıkabilir. Tedavi sürecinde 38 derece ve üzeri ateş görülmesi ileri incelemeyi gerektirir. Kemoterapi döneminde kanda enfeksiyonlar ile mücadelede çok önemli olan beyaz kürelerin (akyuvar ve lökosit olarak da adlandırılır) sayısının azalması hayati risk yaratabilen enfeksiyonların sıklığında artışa neden olur.

Nötropenik Ateş Nedir?

Acil bir durumdur! Hastada nötrofil sayısının azalması (beyaz küre alt tiplerinden biridir) ve ateş olmasıdır. Artmış ciddi enfeksiyon riski nedeniyle acil değerlendirme ve tedavi gerektirir. Febril nötropeni olarak da ifade edilir. Nötropeni, başta kemoterapi olmak üzere, radyasyon tedavisi veya kronik bir enfeksiyon gibi birçok nedenle ortaya çıkabilir.

Kanseri tedavi edebilecek bitkisel ürünler var mı?

Hayır. Bazı çalışmalarda alternatif veya tamamlayıcı besin veya bitkisel ürünlerin kanser tedavisi sırasında oluşan yan etkilerle başa çıkmada hastalara yardımcı olabileceğini öne sürse de hiçbir bitkisel ürünün kanser tedavisi için etkili olduğu kanıtlanmamıştır. Aksine, bazı bitkisel ürünler, kemoterapi veya radyasyon tedavisi sırasında alındığında bu tedavilerle etkileşim göstererek zararlı bile olabilirler. Kanser hastaları, kullandıkları vitaminler ve bitkisel takviyeler de dahil olmak üzere, herhangi bir tamamlayıcı ve alternatif tıp ürünü hakkında mutlaka doktorlarıyla konuşmalıdırlar.

Eklenme Tarihi: 05 Mayıs 2023

Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz...

X
LinkedIn
Facebook